Giresun fındık

 

Kısa fındıktan sağlık fışkırıyor. Yağ (oleik asit çoğunlukta olmak üzere), protein, karbonhidrat, vitaminler (vitamin E), mineraller, diyabetik lifler, fitosterol (beta- sitosterol) ve ahitoksidant fenoliklerin özel bileşimleri nedeniyle insan beslenmesi ve sağlığı açısından fındık, kuruyemiş çeşitleri arasın­da önemli bir konuma sahip bu­lunmaktadır.Fındığın besleyici ve duyumsa özellikleri, onu gıda ürünleri için benzersiz ve ideal bir malze­me haline getirmektedir. % 60,5 oranında yağ içerdik­leri için fındıklar iyi birer enerji kaynaklarıdır.Birçok araştırmacı, fındık tüketiminin in­san beslenmesi üzeri­ne olumlu etkileri ol­duğunu söylemiştir. Bu etkiler, tekli ve çoklu doymamış yağ asidi (% 82,8 oleik ve % 8,9 linoleik) bakı­mından zengin olan fın­dık lipitlerinin yağlı asit profiliyle ilgili olabilir. Araştırmalar göstermiştir ki doymuş yağ oranının düşük ve tekli doymamış yağ oranının (MU-FA) yüksek olduğu beslenme çe­şitleri kan lipiti düzeyinin kontro­lünde etkili olmaktadır; benzer bir sonuç, koroner kalp rahatsızlığı (CHD) riskinde de olumlu bir et­ken olabilir. Ayrıca (fındık yağında yüksek oranda bulunan) tekli doy­mamış yağ oranıyla zenginleştiril­miş beslenme çeşitleri CHD vaka­larının azlığı, tansiyon düşüklüğü, düşmesi gibi insanlarda benzer, olumlu etkiler oluşturur. E vitamini açısından bitkisel yağlardan sonra fındık en iyi ikinci kaynaktır. E vita­mini çözülebilir bir lipit fenolik antioksidandır. Fenoliklerin antioksidan aktiviteleri, hidrojen atomları­nı bağımsız köklere dönüştürme özelliğinden kaynaklanır. Bu bile­şimler bağımsız kökler oluşturabilen fındıklar iyi birer mineral kay­nağıdır. Tansiyonun dengelenme­sinin yanı sıra, sodyum bakımın­dan düşük fakat mineraller bakımından oldukça cö­mert olan fındığın kemik gelişimi ve sağlığı açısın­dan önemi büyüktür. Bu minerallerin sağlık açısından olumlu etki­leri bilinmektedir. Fındık ayrıca tüm gerekli amino asitleri ve en gerekli mineralleri geleceği için, diyabetik hastalarda, kanser ve atherosderosis önleme­de potansiyelleri olduğuna inanıl­maktadır.

E vitamininin antioksidan görevi ve koroner kalp rahat­sızlığı ve kanserle olan ilişkisinden dolayı, fındık ve fındık ürünlerini de içeren doğal gıda maddelerine tüketici ve sanayi tarafından olan ilgi artmaktadır. Her gün sadece 25 - 30 gram fındık yemek günlük E vitamini ihtiyacının % 100’ünü karşılamaktadır. Son zamanlarda yapılan araş­tırmalar göstermiştir ki fındıkta bol miktarda bulunan betasitosterol maddesi kolesterolü düşürmek ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemekte önem­li bir rol oynayabilmektedir. Bu hu­sus tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerli­dir. Ayrıca, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum başta olmak üzere bakımından oldukça cö­mert olan fındığın kemik gelişimi ve sağlığı açısın­dan önemi büyüktür. Bu minerallerin sağlık açısından olumlu etki­leri bilinmektedir. Fındık ayrıca tüm gerekli amino asitleri ve en gerekli mineralleri de içermektedir. Fındık cystine ve methionine bakımından düşük olan baklagil kökenli gıda­larla birlikte protein kaynağı olarak kullanılabilmektedir. Da­ha önce de belirtildiği üzere, do­ğal antioksidanlar bakımından fın­dık iyi bir kaynaktır. Bu, fındığın ve fındık mamullerinin nutraceutical potansiyelini işaret etmektedir. Sonuç olarak, fındık,-günlük den­geli beslenmede hayati bir besin ve katkı maddesidir ve kalp sağlığı açısından da en faydalı nutraceutical maddedir. Günde bir avuç fın­dık yemek, sizi yukarıda bahsi ge­çen birçok hastalıktan koruyabilir.Bu konularda FTG tarafından finansa edilerek yaptırılan ARGE bölümünden ulaşmak mümkündür.